SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Yazı Karakteri Boyutu:
   
TEK KÖPEK DESTEK VERDİ!
08 Şubat 2010 Pazartesi 03:27
Bugün yapacakları eylemle Tekel işçilerini protesto etmeye hazırlanan 3h hareketinin habersahifesi.com'la yaptığı röportajdan öne çıkan başlıklar...
Devletçi ekonomiye hayır”, “Tekel sigara üretmez, yoksulluk üretir” ve “Devletin malı denizse biz domuzuz” pankartları ile eylem yapmaya hazırlanan 3h hareketi işçi düşmanlığında gelinen son noktayı örnekliyor. Çok sayıda işçiyi işten çıkardığı için Yörsan ürünlerini kullanmama protestosu yapıldığı sırada , “Orada firma eylemden dolayı çok büyük bir zarar içerisine giriyordu, ben de bunu engellemek için kendimce bir katkı yaptım. Tamamen Yörsan ürünleri kullandım” diyenlerin grubu 3h , bugün de Tekel işçisini “mağdur olan” değil “mağdur eden” gibi göstermeye çalışıyor.

“Liboş bile değiliz, pür liberalleriz”
Amaçlarının “bu ülkede özgürlükçü düşüncenin yayılması, serbest piyasa ilkelerinin toplumun genelinde kabul görmesi ve hukukun üstünlüğü kavramının ülkemizde uygulanması” olduğunu söyleyen 3h hareketi kendini buna yönelik eylemler, seminerler ve faaliyetler düzenleyen bir sivil toplum kuruluşu olarak “Liboş bile değiliz, bizler pür liberalleriz” diye tanımlıyor.

“Malumunuz ülkemizde hürriyet , hukuk ve hoşgörü değerleri hakettiği noktada değil, üstelik liberal fikriyat yeterince bilinmiyor, bilenler de genelde yanlış biliyor. Bizim amacımız bir anlamda da türkiye'de liberal fikirlerin ve piyasa ekonomisinin özellikle gençler tarafından doğru bir şekilde anlaşılmasını sağlamak” diyerek kendilerini “liberal fikriyatı” tanıtmaya adayan bu hareket adını “hürriyet, hukuk, hoşgörü” kelimlerinin baş harflerinden alıyor.

“Tekel işçisi bizim paramızı yiyecek”
İsimlerinde geçen “hoşgörü”, konu günlerdir Ankara’nın soğuğunda direnen, açlık grevi yapan Tekel işçisine geldiğinde bir anda kayboluveriyor. Grup, “Esasında bizler tekel işçilerine karşı hoşgörü içermeyen bir kampanya yürütmüyoruz. Nasıl tekel işçileri kendi haklarını savunmak adına eylem yapıyorlarsa bizler de onların düşüncelerinin yanlış olduğu konusunda kamuoyu oluşturmak adına bir eylem yapacağız” diyerek liberal özgürlük anlayışının en güzel örneğini ortaya koyuyor.

Tekel işçilerinin maaşlarının “halkın cebinden ödeneceğini” iddia eden grup, “Tekel işçilerinin hak talebi, daha fakir bir çoğunluğun mülkiyet hakkının ihlalidir. Zira baskalarının vergilerinden kendilerine bir imtiyaz tanınsin istiyorlar. Bu ekonomik özgürlüğümüze bir saldırıdır” şeklinde konuşuyor.

Grup, “Geçici işçi kavramı ile devletin yine devlete eleman olma olayı ile tamamen boşu boşuna işçileri sırf oy ugruna devlet dairelerine yerleştirileceklerini düşünüyoruz. Bunu bize memur arkadaşlarımız söylüyor. Kpss gibi bir sınav sürecinden geçtikten sonra 1.500 alan bir memur var ve bunun yanında hiç bir sınava girmeden 1.300 TL ye kadar maaş alan 4/c li çalışanlar var. Burada kpss ile ugraşmış olan memurlara bir haksızlık yapılmış olduğunu düşünüyoruz” diyerek garip bir hakkaniyet örneği veriyor.

Sermaye ve özel sektör sevdası
Tekel işçilerinin yaptığı eylemi devlet kurumda yapan işçiler yerine bir holding bünyesinde çalışan işçiler yapsaydı, benzeri bir eylemi gerçekleştirirmeyeceklerini söyleyen grup, işten çıkarılmayı serbest piyasanın bir gereği olarak görerek “Akbank geçen sene 1.500 kişiyi işten çıkardı. Çıkarılan çalışanlardan birisi de benim akrabamdı. Ne yaptı bu akrabam? İşten çıktığı için işsizlik maaşını aldı, daha sonra iş arama sürecine girdi ve işini buldu. Şimdi yeni işinde çalışıyor” diyebiliyor. Ayrıca, grup bakış açısını “Bir gün işyerinde işverenle bir problem çıkması durumunda işveren ‘Bunu problem etmeyecek birçok işsiz var’ derse ‘Benden iyisini buluyorsan git al derim, ben de başka işe bakarım’ ” diyerek açıklıyor.

Devlet sektörü ve özel sektör arasındaki farkı “birisi bizlerin vergileri ile finansa edilerek karşılanıyor bir yanda ise girişimci olan sermaye sahibi kişi kendi risk derecesine göre bir girişim sonunda işçileri çalıştırıyor” şeklinde tanımlayan 3h “Özel sektörü sevmeyen işçi kesimi normalde bu işsizlik maaşı prim kesintilerini özel bankalara yaptırmış olsaydı daha çok işsizlik maaşı alırdı” diyerek üç kuruş maaşla çalıştırılan işçiye yatırım akılları veriyor.

"Vahşilik devletçi, kollektivist yapıda"
“Mezunuz, işsiziz, 4/c'ye razıyız” sloganı ile 4/c koşullarında çalışmak isteyen milyonları temsil ettiklerini iddia eden grup, “Vahşilik şu an üniversite mezunlarını bu ücrete razı eden anlayıştan kaynaklanıyor ve bu anlayış ne yazık ki sermaye ve özel sektör düşmanlığı ile devletçi, kollektivist ekonomi anlayışını kutsayan bir yapıda” diyerek tarafını et bir biçimde belli ediyor.

“Ülkede piyasa ekonomisi egemen olsaydı esrar yasak olmazdı” diye üzülen grup, “Bu ülkede esrar bu ülkede yasak ise bunun nedeni devletin bunun üzerinden vergi alamamasıdır. Toplumda alkol herkes tarafından normalleştirilmiştir fakat esrar normalleştirilmemiştir. Bu yüzden esrar yasak ülkemizde” ifadelerini kullanıyor.

Özel sektörde firmaların isterse sadece Kürt ya da eşcinsel olduğu için o işçiyi çalıştırmama hakkı olduğunu söyleyen 3h “Ayrımcılık yapmak değil bu, firmanın işine geleni çalıştırmasıdır” diyor.

“İşçinin dostu olmaz”
“İşçileri işçilerden başka düşünecek hiç kimse yoktur” ifadesini sıklıkla kullanan grubun işçileri ne kadar düşüdündüğü merak konusu. “Sendika denilen kurumlarda insanların işçilerin maaşından kesintilerle nasıl bir hayat yaşadıklarını biliyoruz. Kapitalist sisteme kafa tutan sendika yöneticilerinden birisini Taksim’in en güzel kafelerinden birisinde gördük” gibi garip örneklerle sermayenin grerkliliğini anlatmaya çalışan grup, “Sermaye düşmanlığı yaparak bu işin yürümeyecegini işçilerin de anlaması gerekiyor” şeklinde konuşuyor.

“TKP’yi takdir ettik”
Ülkemizde sağ ile sol parti kavramlarının karışmış olduğunu öne süren 3h, buna TKP’nin İsrail karşısındaki tutumunu örnek gösteriyor. “Filistin olayında TKP işgal bitene kadar İsrail Konsolosluğu’nun önünde eylem yapıp 24 saat nöbet tuttular. Buradan kendilerini takdir ediyorum. Kendi inandıkları doğrular uğrunda davranıyorlar” diyen grubun, ilk günden bu yana Tekel işçileri ile birlikte hareket eden TKP’yi takdir etmeye kalkması da dikkat çekiyor.

(soL - Haber Merkezi)

Diğer Başlıklar

GÜN ZİLELİ
Gönüllü Körlük
PROF.DR ATA ATUN
ÇETİN YILMAZ
Tüm Yazarlar
    Gazete 1. Sayfaları
    Anket
    Demokrasi oynaması zor bir oyun mudur?
    Herkes oynadığına göre kolaydır
    Kimse oynayamadığına göre zordur
    Konuşarak icra edilir bu sebepten kolay görünür
    Hepsi
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008