SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Yazı Karakteri Boyutu:
   
İKTİDARI ELE GEÇİREBİLİR!
03 Temmuz 2009 Cuma 09:12
CEMAAT, DÖRT-BEŞ YIL İÇERİSİNDE İKTİDARI ELE ALMAYI HEDEFLİYOR

Cemaat iktidara gelirlerse, küreselleşme ile İslam"ı bağdaştırıp dini motifli bir devlet kuracak. Muhaliflerini ortadan kaldırmasa da derdest edecekler. Başörtüsünü ise öncelikle ikna ile halka dayatacaklar
Baktılar ki olmuyor, çeşitli cazip güdülerle kendilerine çekmeye çalışacaklar. O da olmazsa tecrit ve aşağılama başlayacak. Ben bu yapılanmanın gidişatında giderek şiddet eğilimli hareketler görüyorum
»Gülen cemaatinin özellikle kapitalizmle kurduğu ilişkiden yola çıkılarak "Protestan İslam" gibi yorumlandığını görüyoruz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bunlar çok biçimsel ve zorlama yorumlar. Aslına bakarsanız bu benzetmeler batıya hoş görünmek için. “Bakın bunlar da batı normlarına göre bir sermaye” demek için ve Türkiye içine de tehlikeli olmadıklarını iddia eden bir mesaj. Özellikle Türkçe Olimpiyatları vs sonrasında laik kesimin bazı yazarları arasından bile beğeni dolu yazılar geldi. Bu tip söylemler algıları yumuşatmak için ideolojik propagandalardır. Aslında tarikat sermayesinin ortaya çıkışı, sanayi kapitalizminden kalan vahşi kapitalizme alternatif olarak Nakşi geleneğinin benimsediği bir şeydir. Yardım sandıkları, korporatif sermaye buralarda ortaya çıkıyor. Bunların ise Kendine özgü bazı çizgileri vardır. Kapitalizme alternatif bir durum falan yoktur. Çünkü kapitalizm sürecini izlememiştir. Türkiye"de de çarpık bir kapitalizm vardır. İslami sermaye adı altında ortaya çıkan şey, işporta kapitalizmidir. Fethullah hareketinin finansal yanı bence kalıp değiştirdi. 28 Şubat sonrası niteliksel ve niceliksel bir sıçrama yaptı. Eskiden daha çok Asya Kaplanlarının ekonomik modelini tatbik ederken bu çevreler, birden küresel alana atıldı. Sermayelerini yurtdışına taşıdılar. Macaristan"a, Doğu Avrupa"ya vs taşıdılar. Avrupa"da, Orta Asya"da çok uluslu şirketlerin acenteliklerini yapmaya başladılar. Fethullahçı hareketin ABD"de taht kurması, sermeyenin biçimini de değiştirdi. Küresel sermayeyle birebir iç içe geçti ve kompradorlaştı. Onlara cemaat sermayesi diyemiyorum. Çünkü tamamen küresel sermayenin bir parçası haline geldi. Bir diğer sıçrama da devletin dolaylı yardımını almaktan, devletin direkt diplomatik ilişkilerini kullanıp bakir alanlara el atma durumuyla ortaya çıktı. Bürokratik engeller kaldırılıyor.

»Okullar da ticaretin bir parçası mı?
Okullar bence gayri resmi olarak ticari temsilcilik işlevi görüyor. Önce okul gidiyor ve ilişkileri geliştiriyor daha sonra da cemaatten biri gidiyor. İlgili ülkenin yöneticileriyle ilişki kuruluyor, ticari tavsiyelerle arabuluculuklar yapılıyor. Bu okulları sadece Türkçe öğreten, Türkiye"yi dünyaya tanıtan okullar olarak görmeyin. Hepsi faydacı bir mantıkla ideolojik ve ticari bir yaklaşım sergiliyor.

»Bu hareketin amacı nedir?
Gülen cemaatinin hiçbir zaman açıktan siyasi propagandası yoktur. Çok üstü kapalı, dolaylı yapar. Ama onun arkasında bir felsefe ve siyaset gizlidir. Erbakan gibi açık siyaset yapan isimlerden en büyük farkı, direkt iktidarı hedeflememesi. Bunların amacı aşağıdan yukarıya doğru toplumu İslamileştirmek ve alttan tepeyi kuşatmak. Tepeyi içten fethetmek… Bugün her 10 bürokrattan yedisinin bu cemaatle bir ilişkisinin olduğu hep söylenmiştir. Buna İslam"ın anonimleşmesi diyorlar. Bu yüzden dini bir hedefi var ama henüz kıvama gelmiş değil. Belki son hamlede zor ve şiddet devreye girecektir.
»İktidarı alma hedefleri var yani…
Elbette bu çok nettir. Bu hareketin özünü kavrarsanız, görürsünüz ki bu hareket iktidarsız yaşayamaz. İktidar gibi bir derdi yok gibi görünseler de her hareketleri siyasete ve siyasi sonuç almaya yöneliktir. Ciddi lobileri vardır bu yönde…

»Daha önceleri merkez sağ partiler başta olmak üzere pek çok partiyi desteklediler. Şimdi AKP ile ilişkileri nasıl? Fikirleri tam olarak uyuşuyor mu?
Fikri uyuşmaları yok. Bütün siyasi hareketleri söz düzeyinde destekledikleri doğrudur. Siyasi bir satranç olarak herkese mavi boncuk dağıttıkları doğrudur. Ecevit"i destekledikleri, söz düzeyinde doğrudur. Ama gerçekte destek vermiş midir sanmıyorum. Ortalama beş milyonluk bir kitle desteği vardır ve “size oy vereceğiz” diye söylerler. İsteseler yüzde 80 oranında verdirirler. Ama bunu siyasi satrançta taviz koparmak için kullanırlar. Tipik bir pragmatizmle herkesle konuşurlar, yeter ki önleri açılsın. AKP ile de bu böyle. Şu anda AKP içinde çok güçlü oldukları ortada… Ama mesela Başbakan Erdoğan onlardan değil, Cemil Çiçek onlardan değil… Araları da çok iyi değil. Bir yıl öncesine kadar bir gecede Başbakan"ı kesme noktasına geldiler. Ama sonra ne olduysa vazgeçildi.

»AKP"deki Fethullahçılar kim?
Ad veremem. AKP"de üç kanat var. Bunlardan biri Gül"cü kanat. Bunlar cemaate en yakın kesimdir. Gül"den kişi olarak bahsetmiyorum. Gül"ün siyaset yapış tarzına yakın kesim bu cemaate daha yakındır. Erdoğan ekibi ayrıdır, partideki daha milliyetçi kesim cemaatle en uzak mesafede duranlardır.

»Saadet"i desteklemezler mi hiç?
Saadet"ten hiç hazzetmezler. Saadetçiler de onlardan hazzetmez. Genel olarak Saadet çevresi onlara yakın değil. İktidara yürümenin taktikleri açısından Erbakan ile zıt görüştedirler. İktidar sürecinde ve iktidarı ele geçirme sürecinde taktiksel açıdan ayrılıyorlar. İkinci neden de Milli Görüş, Nakşi ağırlıklıdır. Gülen ise Nur kökenlidir. Erbakan"ı kişisel olarak da sevmezler, hoşlanmazlar. Erbakan ona, o da Erbakan"a hiç teveccüh göstermedi.

»Nurcular mı hâlâ?
Bana kalırsa artık pek de Nurcu sayılmazlar. Nur hareketinin özelliklerini pek taşımıyorlar. Bunlar oldukça modernist bir hareket. Nur"da da bu vardı ama bunlar ziyadesiyle pozitivist ve modernist bir hareket haline geldi. Okullarından tutun dini yorum şekillerine kadar… Ben artık klasik anlamda Nurcu olmadıkları kanısındayım. Hâlâ daha Said-i Nursi"yi okurlar, oraya referans verirler ama sosyolojik açıdan Nurculuktan farklılaşmışlar.

»Kapitalizmle uyumlu şeriatı nasıl kuracaklar? Kemalistlerin dediği gibi kollar bacaklar kesilecek mi?
Bunlar klasik Kemalistlerin biçimsel tasvirleri. Bu cemaatin hedefinde iktidar var. Kendileri iktidarda değil ama fikirleri iktidarda zaten. Önemli olan iktidarı kuşatmaları zaten. Satır aralarına baktığınız zaman, yakınlarını dinlediğiniz zaman, önlerine bir dört-beş yıl koymuşlar ve bu süre içerisinde süreci tamamlayacaklar. Bu iktidarı alma süreçleri nasıl olur onu bilemiyoruz. Ama iktidara geldiklerinde kol bacak kesmeyecekler. Küreselleşmeyle İslam"ı bağdaştırıp dini motifli bir devlet kuracaklar. Ama zamanla muhaliflerini tasfiye edecekler. Fiziki olarak olmasa da derdest edecekler. Şiddet başlayacak. Bu, Gülenciler kötü olduğu için değildir. İktidarın yasası bu olduğu için şiddet işleyecek. Öte yandan Fethullah hareketinin demokrat olmadığı ve çok tahakkümcü olduğunu görebilirisiniz. Tüm yayın organlarına bakınız, bir taraftan demokratça görünen vitrin işleri yapılırken diğer tarafta tüm cemaate yakın medya en ufak bir eleştiride son derece gaddar, adil olmayan tavırlar gösterir. Önce karalama sonra tecrit, sonra da insanların ölümünü bile isteyecek tavırlar gösterebiliyorlar. Gündelik yaşamda analarını babalarını bile reddettiklerini görüyorsunuz. Böyle yüzlerce insan var. Buradan bir hoşgörü çıkar mı?

»Demokrat kesimlere ya da laik yaşam tarzını benimseyenlere nasıl davranacaklar? Baskı olacak mı sizce?
Evet, bunu kesinlikle söyleyebilirim. Sosyolojik olaylarda kesinlik olmasa da bu hareketin gelişimine baktığınızda bunu görebilirsiniz. Demokrasinin bize kazandırdığı, öğrettiği anlayışlara tümüyle aykırı davranacaklardır. Elbette başörtüsünü önce ikna ila dayatacaklar. Baktılar olmuyor çeşitli cazip güdülerle kendilerine çekmeye çalışacaklar, o da olmazsa tecrit ve aşağılama başlar. Ben bu hareketin gidişatında giderek şiddete eğilimli hareketler de görüyorum. Genel anlamda pasif bir harekettir ama özellikle son yıllardaki tartışmalarda bakıyoruz ki şiddete doğru bir eğilim var.

»Sizin kitabınızı 28 Şubat"ta ordunun rapor olarak kullandığı söylendi İslamcı basın tarafından. Bu konuya açıklık getirir misiniz?
28 Şubat sırasında İslamcıların bir karşı propaganda taktiğiydi. Gülen hakkında yazdığım kitap ilk baskısında ilk haftada tükendi ama sonra dava üstüne dava açıldı ve kitap çok fazla kimseye ulaşmadı. Tarikat Sermayesi kitabı 94-96 sürecinde iki baskı yaptı, sonra 28 Şubat döneminde askerin kullandığı söylendi. Bir kitabı herkes almış okumuş olabilir. Ben yazıp birine vermiş olsam bunu söylesinler. Ama ben bir kitap çıkardım, herkes satın alır. Üstelik benim başvurduğum kaynaklar, İslami kesimin yayınları ve kitapları. Kaynağı kendin yazmışsın, sonra asker süngüsünü görünce, bu yazdı dediler. Bu kitaptan kim yararlandı onu bilemem. Kontrol etme şansım da olamaz. Kitabevi de bunu bilemez. Siz bizzat bu çalışmayı yaparken bir işbirliği içinde misiniz ya da bunu orduya göndermiş misiniz? Yok… Üstelik ben önsözde bu kesimle mücadelenin askerin işi olmadığını söyledim. Ayrıca halk hareketi gerektiğini söyledim. Orduyu ağır eleştirdim, 12 Eylül"ün bunları desteklediğini, faizsiz bankaların cunta zihniyetinin sonucu olduğunu söyledim.

»Yazdıklarınızdan dolayı yasak dışında bir baskı gördünüz mü?
Baskılar da oldu, dolaylı tehditler de oldu. Ama bunlar istisna... Daha çok medya yoluyla karalama oldu. İslami kesimden olan medya genelde bunu yaptı. Dediler ki bu adam PKK"nin akıl hocası sonra da dediler ki MGK"nin akıl hocası... Aynı anda hem PKK"nin hem de MGK"nin akıl hocası oldum. Onlardan kimsenin de, aklıma ihtiyacı yok, o da ayrı… Sonra da dediler bu İsrail"in, MOSSAD"ın ajanı. Ben İsrail"e karşı çarpışmışım, Filistinlilerin yanında 7 yıl hapis yatmışım. O dönemde İslamcıların çoğu bizi ihbar ediyordu, bunlar terörist anarşist diye…
Şimdi onlar Filistin yandaşı oldu, ben oldum MOSSAD ajanı! Aldırmadım bile… Sadece ciddi olan olay Hizbullah ile ilgili yazdığım kitaptan dolayı iki kez öldürmeye çalıştılar, sonra onlar da yakalandı zaten. Diğer kesimde daha çok karalama ve tertip vardır. Henüz şiddete dökülmemiştir ama o yöne gitme emareleri vardır.
»Bu kesimle ilgili yazı dizisi yapan, kitap yazan herkese soruşturmalar açılıyor, değişik cezalar geliyor. Bu nasıl oluyor, demek ki belli alanlarda güçleri var?
Basında bu çok yazıldı çizildi… Tüm yargıyı ve emniyeti suçlayamayız. İçlerinde demokrat insanlar da vardır. Bu eşyanın tabiatına da aykırı değildir. Ama bu tür yargılamalarda belli bir bölgenin hâkimine gidilir dava açılır. Mesela siz Kars"ta böyle bir şey yazdınız, ama Türkiye çapında yayınlandığı için burada kendisine gördüğü birine açtırıyordu bu çok ilginçtir. Biraz dikkatlice bakınca bu görülmeyecek bir şey değildir.
Gülen"in büyük eğitim şebekesi
Rachel Sharon Krepsin*
***
Fethullah Gülen şebekesinin temelinde onun eğitim kurumları var. Gülen"in eğitim şebekesi muhteşem. Tam otuz beş yıl Fethullah"ın sağ kolu olarak görev yapmış olan Nurettin Veren"in tahminlerine göre, Türkiye"deki iki milyon hazırlık okulu öğrencisinin yüzde 75"i Gülen okullarına kayıt yaptırmıştır. Gülen, bütün Türkiye"ye yayılmış binlerce seçkin ortaokulu, üniversiteyi ve öğrenci yurtlarını kontrolü altında tutuyor. Bunlara, en büyüğü Fatih Üniversitesi olan özel üniversiteler de dahil.
Türkiye dışında Gülen hareketi yüzlerce ortaöğretim kurumu ile dünyanın her yanına yayılmış, yaklaşık 110 ülkede düzinelerce üniversite işletiyor. Bu okullar şebekesi, daha büyük bir stratejinin sadece küçük bir parçasını teşkil ediyor. 2006 yılında yaptığı bir mülakatta Nurettin Veren “Bu okullar dükkânların vitrini gibidir. Örgüte yeni katılımlar ve İslamcılaştırma faaliyetleri gece derslerinde yapılıyor... Eğittiğimiz öğrenciler Türkiye"nin en yüksek mevkilerinde oturuyor. Bunların arasında, valiler, hâkimler, Türk Silahlı Kuvvetleri"nde görev yapan subaylar var. Hükümetin parçası olan bakanlar var; bunlar Gülen"e danışmadan hiçbir şey yapmaz” demişti.

“ZORLA İSLAM"A DÖNDÜRME”
Türkiye kökenli Fransız bilgini Bayram Balcı, Institut d"Etudes Politiques"te savunduğu, “Orta Asya"daki Gülen Okulları” konulu doktora tezinde şunları yazmıştı: “Fethullah"ın amacı Türk milletinin İslamcılaştırılması ve dış ülkelerde İslam"ın Türkleştirilmesidir. Fethullah"ın yurtdışındaki düzinelerce okulu -çoğu erkek çocuklar için açılmıştır- doğrudan "okul içinde" olamasa da "okul dışında" zorla İslam"a döndürme amacıyla kullanılıyor.” Balcı, konuya biraz daha açıklık getiriyor: “Fethullah devlet, din ve toplum arasındaki ilişkiyi yeniden canlandırmak istiyor.”
Fethullahçı Nur hareketinin Orta Asya"daki okulları, yıllarca Sovyet baskısı tarafından laikleştirilmiş bölgelerde İslam"ın yeniden canlandırılması için mücadele ediyor. Balcı bu durumu şöyle açıklıyor: “Cemaat"in amacı, geleceğin İngilizce ve Türkçe konuşan, Fethullahçılara ve Türkiye"ye olumlu bakan milli elitlerini eğitip etkisi altına almaktır.” Bu kuşkular nedeniyle bölgedeki pek çok ülke Gülen"in eğitim kurumlarına karşı önlemlerini almıştır. Özbekistan, bu okulları şeriatı teşvik ettikleri gerekçesiyle yasaklamıştır. Rus hükümeti de Fethullah hareketinin Federasyon"un çoğunluğu Müslüman olan bölgelerdeki faaliyetlerine kuşku ve endişeyle bakmakla kalmayıp sadece Gülen okullarını değil, Nur tarikatının ülkedeki bütün faaliyetlerini yasaklamıştır
Gülen okullarına ve Fethullahçı beyin yıkama faaliyetlerine karşı duyulan şüpheler, Hollanda gibi ülkelere de sıçramıştır. 2008 yılında Hollanda"nın Hıristiyan Demokrat, İşçi, ve Muhafazakâr partileri, "Türk imamı Fethullah Gülen"le ilişkisi olan kurumlara yapılan devlet yardımlarının birkaç milyon avro düzeyinde kesilmesini öngörmüş ve Gülen cemaatinin bütün faaliyetlerinin en ince detaylarına kadar soruşturulmasını istemiştir.
* Fethullah Gülen"in Büyük İhtirası makalesinden derlenmiştir.

BARIŞ İNCE / BİRGÜN

YORUMLAR (1) adet
    savas yazici
    BRAVO VALLAHİ FATTULLAH HOCAYA.
    KİMİLERİ OTURUP AHKAM KESERKEN. ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUŞ. TÜRKLERİ DÜNYAYA SEVDİRİYOR. PEKİ BİZDEKİ amerkian,ingiliz,fransız okullarında okuyanlar ne olacak. hiç bunları söylemiyoruz. bu okullarda okuyup işadamı,burokrat olanlar vatansever. milli menfaatleri düşünen insanlarmı.
    14 Temmuz 2009 Salı 16:06

Diğer Başlıklar

GÜN ZİLELİ
Gönüllü Körlük
PROF.DR ATA ATUN
SADIK VARER
PROF.DR ATA ATUN
BAHADIR KUNDAKÇI
Sezin SUNAR Pencere Önü Çiçeği
Tüm Yazarlar
    Gazete 1. Sayfaları
    Anket
    Demokrasi oynaması zor bir oyun mudur?
    Herkes oynadığına göre kolaydır
    Kimse oynayamadığına göre zordur
    Konuşarak icra edilir bu sebepten kolay görünür
    Hepsi
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008