Yoldaşlar gündemde olan ve gördüğümüz anda hepimizi Kürt, Türk ayırt etmeden düşünmeye sevke eden elem ve acıya sürükleyen Mardin bilge köyü olayı..
Çok fazla kişi yazdı çizdi olayları analiz etti kimi dedektifçilik oynadı kimi duygu sömürüsü yapıp reyting topladı ama kimse ufak çocukların alnına kanla yazılan
KİN ÖFKE VE KAN davasını temizlemek ve çözüm yolunda atılacak reel bir adım atmadı..bu yazıyı geç olabildiğince geç yazmaya çalıştım
sürekli sağlam gerçekçi bir adım atılması için bekledim ..sonun da bekleyişimin faydasız olduğunu anladığım zaman yazmaya karar verdim.çok fazla popüler güncel olayları yazmam takip edemediğimden dolayı ..
ama burada kimisi aklı ermeyecek kadar ufak kimisi ergen onlarca çocuğun geleceklerini etkileyecek en önemli 10-15 gün içinde hayatlarına ve hafızalarına kazınacak olan fikirleri değiştirme çabasında olan kimseyi göremediğimden bu çocuklar için çok üzgünüm. Kaçın çocuklar kaçın üzerime kan yağıyor. Kaçın çocuklar kaçın içimde intikam ateşi yanıyor.
Bu olayda bir çadır kurularak sosyal yardım adı altında verilen rezilce muameleye sosyal hizmet demeye dilim varmıyor açıkçası…tüm mevkilerden olabildiğince insan akıyor ama çözüm yolunda konuşan pek birisini göremedim.giden herkes kendince olayların nedenlerini anlatıyor.olayların nedenleri çok derin ..bundan 40-50 belki de daha eski yıllara dayanıyordur.o bölge coğrafyası için.kan kokan bir coğrafyada çözüme giden pek çok yol vardır..
ama çözüm yönünden ciddi bir açıklama duymadım.sosyal yardım bu yetimleri alacakmış çocuk esirgeme kurumlarında büyütecekmiş.yani bizlere yeni tinerciler yeni sokak çocukları yetiştirecek.
bu devlet hangi işi doğru dürüst yaptı ki yetim öksüz sahipsiz çocukları yetiştirmek devlete kaldı..bu çarpık düzen içinde kim hakkını alabilmişki , almak isteyenleri asıp kesmezmi devlet.kaldı ki kim bu çocuklara sahip çıkacak.akrabalarının yanında yetişip eli silah tutunca yeni bir toplu katlim (yada dağa cıkıcaklar) ve ilki kadar ses getirmeyecek çünkü herkes haklı bulacak bu yetimleri.
hani bizim zaman zaman dediğimiz ama hiçbir zaman inanmadığımız sosyal devlet yapısı gereğini neden yapmıyor. Çocukların kana bulanmış ellerini kim temizleyecek. Bu zihinlere kazınmış vahşeti kim önleyecek… Sanırım kimse. Toplum vicdanını rahatlatmak için bir iki sivil toplum örgütü yardım kampanyası yapar. Çocukları sahiplenen akrabalarına bir avuç
pis kanlı para atarlar olayı ve vicdanlarını rahatlatıp kenara çekilirler.
İste tam da bu doğrultuda toplumu saracak sarmalayacak bir yönetim gelmeli basımıza. Bizler bu olaylardan kaygılanmıcaz. Devlet işini yapar diyip geçmemiz gerekmektedir. Ama bu sitem e kimse güvenemiyor. Herkes kendi işini halletmeye çalışıyor. Ama fark edemedikleri nokta hepimiz toplumun birer parçasıyız. Toplum için uğraştığımız zaman toplum bireyleri olarak, bizlerde aslında kendi adımıza uğraşmış olucaz. Aslında geniş çerçeveden bakıldığında Ki bunu çoğumuz yapmaktan çekiniyoruz ama yapıldığında toplum yararına çalışıldığında ancak bu şekilde vicdanlarımızı sorumluluklarımızı getirmiş olucaz.
Çocukların ellerindeki kan yürekteki kin, öfke akıllardaki intikam ateşini ancak bu yolla temizleyebiliriz. Bunu da kuru laf kalabalığıyla değil evde tv karsısından bu çocuklara yazık demekle değil kalkıp harekete geçmekle uyanıp, elinizi taşın altına koymakla başlanabilir…
Köklü değişiklikler ufak ayarlamalarla olmaz. bundan sonra yeni yetimler olmaması için Kürt kardeşlerimizin canı daha fazla yanmaması için teröre 1 can daha vermemeleri ve devlet baskısı kalkması insanca eğitim insanca yasayabilmeleri için
devrim ateşini olan gücüyle yakıp bunlara sebebiyet veren bütün sorumluları ve emperyalizm uşaklarını bu ortak ateşte yakıp bitirmemiz gerekiyor. Onlar bizi bitirmeden.
Tüm yoldaşlara saygılar.
www.bagımsızturkıye.net